Aşıklar Bayramı Alıntı Sözleri

Moderator Kısa Sözler 04.May.2020 16 görüntülenme 0 yorum

Buralar Zaza toprağıdır. Zazalar bizim gibi değildir, onlar doğanın kıymetini herkesten daha fazla bilir. Bak buranın meşelerine, çınar gibi âdeta!

 

Ilık ılık sevdiğim, dünyaya sustuğum, içime attığım!
Burada çoktan durdu, oralarda dönüyor mu dünya?
Burnunun direği sızlıyor mu adım geçince?
Sızlamasın!
Dünya iyi bir yer değildi. İçimi yalnız sana açtım. Bir iplik gibi yalnız sana çözüldüm.
Adını sevdiğim!

 

Ben gidersem sazım sen kal dünyada
Gizli sırlarım aşikâr etme
Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı
Ben babamı sen ustanı unutma.

Âşık Veysel, Ben Gidersem Sazım Sen Kal Dünyada

 

Burada çoktan durdu, oralarda dönüyor mu dünya?
Burnunun direği sızlıyor mu adım geçince?
Sızlamasın!
Dünya iyi bir yer değildi. İçimi yalnız sana açtım.
Bir iplik gibi yalnız sana çözüldüm.

Kemal Varol 6532 1391690265

“Dolmuş seni neden almadı,dolu muydu ?
“Bıyıklarım yüzünden beni Alevi sandılar .” dedi yutkunarak ...

 

"Yıllar sonra yeniden buluşan bu iki aşığa baktım. Kalbinde derin bir çizikle gezenin, günün birinde her ne pahasına olursa olsun yaranın müsebbibini affetmesi kadar kederli ve ağır bir şey yoktu dünyada."

 

Babam da tıpkı benim gibi bir türlü uyuyamıyordu. Ama aramızda önemli bir fark vardı: Ben her şeyi düşünmekten uyuyamıyordum, o hiçbir şeyi unutamadığı için.

 

“Bir türlü geçmeyen günler ve ucu bucağı belirsiz bir yamaçtan aşağı yuvarlanan sonsuz bir hatıra taşı bıraktığımı hissettiğim o rüya için üzgünüm.”

 

“Zamanın sonsuza kadar işte böyle dönüp duracağını sana her gün yeniden hissettirdiğim, o tozlu geçmişi göğsünün tam üzerine ağır bir külçe gibi bırakıp gittiğim o rüya için üzgünüm.”

91933610 2582132205408684 6145692689970489646 n

Herkesin babası bir kere ölürdü. Alır götürür, yıkar, kefenler, toprağa gömer ve sonra arada acıyla bir hatırlanan bir ölüye dönüşürdü babalar.

 

Sonra ne olduysa, babam dizlerinden kuvvet alıp, yaşlılık ve hastalıktan değil de, içindeki çok eski bir pişmanlıktan sıyrılır gibi ağır ağır ayağa kalktı. Bakıştılar. Sonra birbirlerine sarıldılar. Kuru iki nehrin, dağlar, ovalar, kimsesiz bozkırlar, serin yaylalar katedip birbirine kavuşması gibi...

 

Bir kadını yıllar sonra yeniden bulabilir, bir anda karşısına çıkıp yalvarırcasına gözlerinin içine bakabilir, af dileyebilir, hatta onu ikna edip bir şekilde hayatına tekrar sızabilirdiniz. Ama zamanın herkesten eksilttiklerini, bir şeylerin hep yarım kalacağını; yıllar önce şefkatle tutulan bir elin, sevgiyle, âdeta tutkuyla bakan o gözlerdeki ışıltının eskisi gibi olmayacağını da peşinen kabul etmek gerekiyordu ve galiba hepsinden öte en çok bu ihtimalden korkuyordum.

Yorumlar
Bu yazıya yorum yapan ilk kişi sen ol.

134 Yorum

1217 Sözler

24 Üye

489 Ziyaretçi