Keçecizade İzzet Molla Biyografisi

Cigdem Biyografiler 07.Kas.2019 5 görüntülenme 0 yorum

Keçecizade İzzet Molla

Keçecizade İzzet Molla Biyografisi

Değerli okuyucularımız,Tasavvuf edebiyatını çok ıyı işlemış olan Layiha ve pek çok eserler veren Mevlevilik yonu ağir basan Keçecizade İzzet Molla yı tanıyalım

Devrin son üstadı kabul edilen sanatçı 1785’te İstanbul’da doğmuş, medrese eğitimi görmüş, müderrislik ve kadılık yapmış, 1829’da Sivas’ta vefat etmiştir. Kasideden çok, gazel ve mesnevi alanında başarılı olmuştur.

Edebi Kişiliği

  • Eski canlılığını kaybetmiş olan klasik şiirimiz için yeni ilhamların ve yeni söyleyişlerin kapısını zorlamış ve bunda kısmen de olsa başarılı olmuş bir şairimizdir.
  • Klasik edebiyattan yeni dönem Türk edebiyatına (Tanzimat dönemi Türk edebiyatı) geçişte bir köprü vazifesi görmüştür.
  • Yaşanan hayattan, hatta kendi hayatından esere aktardığı olayları; sade bir dille anlatmış, günlük konuşma ve halk söyleyişlerine de yer vererek anlatımı sürekli canlı tutmayı başarmıştır.
  • Mevlevîlik yönü de vardır.
  • Özellikle mesnevilerinde kendine mahsus sade ve yersiz bezemelerden uzak bir üslup oluşturduğu hemen göze çarpar.
  • Aruz ölçüsünü, şiirlerinde -en Türkçe söyleyişlerinde bile- başarıyla kullanabilmiştir.

Eserleri:

 

 

Keçecizade İzzet Molla'nın Eserleri

1. Devhat-ül-Mehâmid fi Tercemet-il-Vâlid: Babasının biyografisidir.

2. Gülşen-i Aşk: Tasavvufî, sembolik bir mesnevidir.

3. Mihnet Keşan: Keşan'a sürgüne gidişini ve dönüşünü anlatan bir mesnevîdir.

4. Dîvân-i Bahr-i Efkâr: Bu eserini (Dîvân'ını) Mevlana Celaleddin Rumi hâtırasına kaleme almıştır. Bu dîvânında Mevlâna'ya olan bağlılığını;

Molla-yi Rûm'un kemter gedâsı
Etdikde nazmın tanzîme himmet

Her bir gazelde nâm-ı şerifin
Yâdıyla kıldı arz-ı muhabbet

mısralarıyla ifâde etmiştir. 1839 (H. 1255)da Mısır'da basılmıştır.

5. Lâyiha: İzzet Molla'nın siyâsî konularda, devlet işleri ile ilgili bir eseri olup, dili sâdedir.

6. Dîvân-ı Hazân-ı Âsâr: Olgunluk dönemine ait şiirlerini ihtivâ eder. Bu Dîvân'ını, Şah-ı Nakşibend'in hâtırası için kaleme almıştır. Bu Dîvân'ındaki:

Rûhî fedâk ey gül-i gülzâr-ı Nakşbend
Oldum hezâr cânım ile zâr-ı Nakşbend
Evvelki oldu ârif-i Rûm'un avârifi
Dîvân-ı diğerim ola âsâr-ı Nakşbend

mısraları da bu numûnelerden birisidir. 1841 (H. 1257) de İstanbul'da basılmıştır.

7. Şerh-i Elgâz-ı Râgıb Paşa: Meşhur Râgıp Paşanın bâzı muammalı beyitlerinin açıklaması olup, bu eseri basılmamıştır.

Yorumlar
Bu yazıya yorum yapan ilk kişi sen ol.

88 Yorum

848 Sözler

18 Üye

89 Ziyaretçi