Nâbî Biyografisi

Cigdem Biyografiler 28.Kas.2019 1 görüntülenme 0 yorum

nabi

 

Nâbî Biyografisi

 

 

Değerli okurlarımız,divan edebiyatımızın önemlı ısımlerınden urfalı söz ve şiir ustası Nabi yi tanıyalım.

17. yüzyılın Nefi’den sonra en büyük şairidir. Asıl adı Yusuf olan sanatçı, 1642’de Urfa’da doğmuş, eğitimini burada tamamlamış, daha sonra İstanbul’a gelmiş, 1712’de İstanbul’da vefat etmiştir.

“Bende yok sabr-ı sükûn, sende vefadan zerre,
İki yoktan ne çıkar fikredelim bir kere.”

Na ve bi kelimeleri Farsça ve Arapçada ‘yok’ manasına gelmektedir. Bu beyitte Nabî mahlasının oluşumunu belirtmektedir.

Edebî Kişiliği

 

  • Edebiyatımıza düşünce şiiri çığırı açmıştır. Bu açıdan o, hikemi şiirin kurucusudur.
  • Didaktik, yani öğretici şiirin en başarılı şairlerindendir.
  • Eserlerinde duygu ve hayal yerine düşünceye önem vermiştir. Bu nedenle şiirlerinde heyecan ve duygular azdır.
  • Günün olaylarını, çağının haksızlıklarını, huzursuzluklarını edebiyat ve sanattan taviz vermeden işlemiştir.
  • Nâbî’ye göre şiir, günlük hayatın içinde olmalı, hayattan ve insanlardan kopmamalıdır. Bunun için Nâbî’nin şiirleri hayat içinde karşılaşılan sorunlara çözümler üreten, yer yer öğütler veren ve yol gösteren bir yapıdadır.
  • Şiirlerini hakîmane bir eda ile söyleyen sanatçı, bunlarda sanat unsurlarından uzak durmamıştır.
  • Şiirlerinin dili dönemine göre bir hayli sadedir.
  • Rahat ve kolay bir söyleyişi vardır.
  • Bazı hikmet sözleri atasözü gibi kabul edilmiş ve günümüze kadar gelmiştir.
  • Manzum ve mensur birçok eseri vardır.
  • Şiirlerinde sade, açık ve akıcı bir dil kullanan Nâbî, nesirlerinde hayli ağır bir dil kullanmıştır.

Eserleri:

Hayriyye, Hayrabad, Surname, Tercüme-i Hadis-i Erbain, Münşeat, Fetihname-i Kamaniçe

Hayriyye

Oğlu için yazdığı öğütler kitabıdır. Mesnevi tarzında yazılan eser, dini, millî, ahlaki ve insani öğütleri içerir. Hikemi tarzın en güzel örneklerinden biridir. Bu yönüyle didaktik bir eserdir. Sanatçı, devrin hayatını, sosyal anlayışını da bu eserinde başarılı bir şekilde ortaya koymuştur.

Hayrabad

 

İçinde masalsı öğelerin olduğu bir mesnevidir. Eser, Ferüdittin Attar’ın “İlahiname” isimli eserinden hareketle yazılmış dört bölümden oluşan bir mesnevidir.

a) Manzum eserleri:

1. Türkçe Divân: Muhtelif yazmalarından başka bir defa Bulak'ta (1841) ve bir defa da İstanbul'da (1875) basılmış iki matbu nüshası meydana getirilmiştir. Eser, Halep valisi Silahdar İbrahim Paşa'nın ısrarı ve müsveddelerinin toplanıp düzenlenmesine nezaret etmesiyle vücut bulmuştur.

Dîvân 'da; 1 tevhid, 4 naat, İslâm büyükleri hakkında medhiyeler, padişahlar II. Mustafa ve III. Ahmed için kasideler ile devrin diğer devlet ricali için yazılmış kasideler, 1 terkib-i bend, 1 muhammes, 3 tahmis ve bir çok tarihler yer almaktadır. Divân'nın mesnevi tarzındaki şiirleri IV. Mehmet'e bir medhiye ile başlar; padişah, büyükler ve dostlar hakkında bu mahiyette manzumeleri ihtiva eder. Gazeliyât kısmı alfabetik olarak tanzim edilip, her ses değişiminde gazellerin başına birer rubâî ilâve olunmuştur.

2. Farsça Dîvânçe: (Dîvânçe-i Gazeliyyât-ı Fârisî  adı ile, Türkçe Dîvan içinde 39 sayfalık yer kaplayan bu eser, 32 farsça gazel ile, Mevlânâ, Hafız, Molla Cami, I. Selim, Şifâî, Örfî, Kelim, Nazîrî, Şevket, Meyî, Garîbî ve Tâlib'in gazellerinin tahmislerinden ve mesnevi tarzında iki küçük Türkçe hikâyeden ibarettir.

3. Tercüme-i Hadîs-i Erbaîn: Câmî'nin farsça olarak nazmettiği 40 hadîsin Türkçeye tercümesidir. Oldukça serbest bir tercümedir.

4. Hayriyye: Nâbî'nin en çok meşhur olmuş eseridir. Halep'te 1701'de oğlu Ebülhayr Mehmed adına te'lif edilen bu mesnevi Dîvân'ı ile birlikte basıldığı gibi, ayrı baskıları da vardır. (Ebüzziya kütüp., İstanbul, 1889) Pavel de Courteille Fransızca tercümesi ile birlikte Türkçe metni ayrıca neşretmiştir.

Bu nasihat-nâme, Nâbî'nin hayatta edindiği tecrübelerin, görüşlerin nazım diliyle anlatılışıdır.

5. Hayrâbâd: Eser oldukça hareketli bir aşk ve macera hikâyesidir. "Mefûlü, Mefâ'ilü, Fa'ûlün" vezniyle kaleme alınan bu mesnevî. İran şâiri Feridüddin Attâr'dan kısmen tercüme kısmen de ibda yolu ile meydana getirilmiştir. Bu eser şâirin diğer eserleri ölçüsünde bir kıymet veya muvaffakiyet sayılamaz.

6. Sur-nâme: Sultan IV. Mehmed'in şehzadeleri için Edirne'de yapılan sünnet düğünü eğlencelerini, düğüne davet edilen büyükleri, getirdikleri hediyeleri; tasvir ve hikâye eden bir mesnevidir. 587 beyit ihtiva etmektedir.

b. Mensur eserleri:

1. Fetih-nâme-i Kamaniçe: İstanbul'da 1864'te Târîh-i Kamaniçe adı ile basılmıştır. Eser Muhasip Mustafa Paşa'nın emriyle yazılmıştır. Nâbî'nin gençlik devri eserlerindendir.

2. Tuhfet ül-Harameyn: Nâbî'nin hâc seyahati intibalarını hikâye eden eser 1848'de İstanbul'da basılmıştır.

3. Zeyl-i Siyer-i Veysî: XVII. asır nesir üstadı Veysî'nin Bedir gazasına kadar yazdığı sîyer kitabına Mekke'nin fethi vak'asına kadar yapılmış bir ilâvedir. 1832'de Bulak'ta basılmıştır. Dili Veysî'de olduğu gibi ağır ve külfetlidir.

4. Münşeat: Nâbî'nin resmî ve hususî bir çok mektuplarım içine alan bu eser, gerek kendi hayatı, gerek yaşadığı devir hakkında mühim çizgiler ihtiva eder

Yorumlar
Bu yazıya yorum yapan ilk kişi sen ol.

93 Yorum

915 Sözler

18 Üye

23 Ziyaretçi