Saniye sonra Kapanacaktır

Orhan Kemal Biyografisi

Cigdem Biyografiler 13.Ara.2019 14 görüntülenme 0 yorum

orhan kemal

 

Orhan Kemal Biyografisi

 

15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğan sanatçının asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü’dür. İstiklal Mahkemelerinde yargılanmış siyasetçi Abdülkadir Kemali Bey’in oğludur. Babasının, 1930’da Ahrar Fırkasinı kurmak ve gazete çıkarmak yüzünden öldürülme korkusuyla Suriye’ye geçmesi üzerine, ortaokul son sınıfta öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Bir süre Suriye ve Lübnan’da yaşamış, 1932’de Adana’ya dönerek burada işçilik, dokumacılık, ambar memurluğu, katiplik yapmıştır. 1939’da ilk şiirlerini de yazdığı askerliği esnasında, komünizm propagandası yapmak suçlamasıyla 5 yıl hapse mahkûm olmuştur. Kayseri, Adana ve Bursa cezaevlerinde yatan sanatçının Bursa Cezaevinde Nâzım Hikmet’le tanışması yaşamının ve yazarlığının dönüm noktası olmuştur. Hapisten çıktıktan sonra amelelik, sebze nakliyeciliği, Adana Verem Savaş Derneğinde kâtiplik yapmış ve 1950 yılında İstanbul’a yerleşmiştir. Bu tarihten itibaren hayatını yazılarıyla kazanmıştır. Tedavi amacıyla Soyfa’ya gitmiş ve 2 Haziran 1970’te Sofya’da tedavi edildiği hastanede beyin kanamasından ölmüştür.

Edebi Kişiliği:

  • Yazdığı şiirlerle edebiyat yaşamına atılan Orhan Kemal, cezaevinde Nazım Hikmet ile tanıştıktan sonra hikâye ve roman yazmaya başlamıştır. Eserlerinde sıkıntılarla geçirdiği yaşamının büyük izleri vardır.
  • Sosyal gerçekçi anlayışın Cumhuriyet dönemindeki en önemli sanatçılarından olan Orhan Kemal, gerçek yaşamıyla paralel olarak genellikle yoksul ve sıkıntılı insanların üzüntülerini, aşklarını, mücadelelerini anlatmıştır.
  • Hikâye ve romanları kendi hayatını anlatanlar (Baba Evi, Avare Yıllar, Murtaza, Grev, Cemile), Çukurova toprak ve çırçır işçilerini anlatanlar (Bereketli Topraklar Üzerinde, Vukuat Var, Hanımın Çiftliği, Eskici ve Oğullan, Kanlı Topraklar) ve İstanbul’un yoksul insanlarını anlatanlar (Suçlu, Devlet Kuşu, Sokakların Çocuğu, Gurbet Kuşları) olarak üç grupta incelenebilmektedir.
  • Kalabalık bir kişi kadrosu oluşturmuş olan yazar, eserlerinde genellikle “küçük adamlar” olarak nitelediği işçiler, ırgatlar, fahişeler, suçlu çocuklar, mahpuslar, gardiyanlar, işçi kâhyaları, dilenciler, çöpçüler, işten atılanlar, gurbetçiler, simsarlar, emekliler, dullar, ihtiyarlar, ezilen ve sömürülen insanlar gibi birçok şahsı eserlerinde okuyucusuyla buluşturmuştur.
  • Orhan Kemal’in eserlerinde kullandığı çevre ise şahıslarına uygun olarak oluşturulmuş, hayatını zorlukla kazanan insanların yaşadığı muhitlerdir. Adana’daki işçi çevreleri, Çukurova tarlaları, İstanbul’un ikinci sınıf sayılan mekânları, hapishaneler, gecekondular yazarın kahramanlarının bulunduğu yerlerdir.
  • Orhan Kemal nasıl anlattığından çok ne anlattığını önemseyen bir yazar olduğundan üslubu, eserlerinin içeriğinin gölgesinde kalmıştır. Şive taklitlerine çokça yer veren ve her şahsı kendi ağız özelliğine göre konuşturabilen yazarın canlı ve yalın bir anlatımı vardır.
  • Hikâye, roman ve tiyatro türlerinde onlarca esere imza atan yazarın en ünlü Hikâye kitabı 72. Koğuş’tur.

Kısaca özetleyecek olursak;

  • Toplumcu gerçekçi sanatın öncülerindendir.
  • Edebiyata şiirle başlamış, Nazım Hikmet’in etkisiyle romana yönelmiştir.
  • Hızlı olay akışı ve devingenliğin ön planda olduğu yapıtlarında diyaloglara ağırlık vermiştir.
  • Türk edebiyatına işçi sınıfını getiren yazarlardandır. Özellikle Çukurova’daki işçileri anlatmıştır. Köyden kente göç eden yoksul, mutsuz insanları; toprak ağalarını, memurları, ezilen köylüleri, hapistekileri, işsizleri, sokaktaki adamın sorunlarını, Adana ve İstanbul’un kenar mahallesindeki insanların sorunlarını anlatmıştır.
  • Yapıtlarını gözlemleriyle ortaya koymuştur. Roman ve öykülerinde yaşadığı çevreyi ele almıştır.
  • “Babaevi” ilk romanıdır, çocukluk yıllarını anlatır. “Avare Yıllar”da gençliğini anlatır.
  • Hanımın Çiftliği, üç ciltlik bir romandır. İlk cildi Vukuat Var 20 günde yazılmıştır. Eser popüler kültür alanında da ilgi görmüştür.
  • “72. Koğuş, Murtaza, Eskici ve Oğulları, Kardeş Payı” adlı yapıtları tiyatroya uyarlanmıştır.

 

Eserleri:

öykü:

  • Ekmek Kavgası 1949,
  • Sarhoşlar 1951,
  • Çamaşırcının Kızı 1952,
  • 72. Koğuş 1954,
  • Grev 1954,
  • Arka Sokak 1956,
  • Kardeş Payı 1957,
  • Babil Kulesi 1957,
  • Dünyada Harp Vardı 1963,
  • Mahalle Kavgası 1963,
  • İşsiz 1966,
  • Önce Ekmek 1968,
  • Küçükler ve Büyükler (ölümünden sonra) 1971.

Öykülerinden yapılan derlemeler Bilgi Yayınevi'nce dört cilt olarak yayınlandı:
1. Yağmur Yüklü Bulutlar 1974;
2. Kırmızı Küpeler 1974;
3. Oyuncu Kadın 1975;
4. Serseri Milyoner/İki Damla Gözyaşı 1976. Arslan Tomson, (ö.s.) 1976; İnci'nin Maceraları (ö.s.) 1979

Roman 

 

  • Baba Evi 1949,
  • Avare Yıllar 1950,
  • Murtaza 1952,
  • Cemile 1952,
  • Bereketli Topraklar Üzerinde 1954,
  • Suçlu 1957, Devlet Kuşu 1958,
  • Vukuat Var 1958,
  • Gavurun Kızı 1959,
  • Küçücük 1960,
  • Dünya Evi 1960,
  • El Kızı 1960,
  • Hanımın Çiftliği 1961,
  • Eskici ve Oğulları 1962 (Eskici Dükkanı adıyla 1970),
  • Gurbet Kuşları 1962,
  • Sokakların Çocuğu 1963,
  • Kanlı Topraklar 1963,
  • Bir Filiz Vardı 1965,
  • Müfettişler Müfettişi 1966,
  • Yalancı Dünya 1966,
  • Evlerden Biri 1966,
  • Arkadaş Islıkları 1968,
  • Sokaklardan Bir Kız 1968,
  • Üç Kağıtçı 1969,
  • Kötü Yol 1969,
  • Kaçak (ö.s.) 1970,
  • Tersine Dünya (ö.s.) 1986.

oyun

  • İspinozlar 1965,
  • 72. Koğuş 1967

anı

  • Nazım Hikmet'le Üç buçuk Yıl 1965

İNCELEME:

  • Senaryo Tekniği ve Senaryoculuğumuzla İlgili Notlar 1963

röportaj

  • İstanbul'dan Çizgiler (ö.s.) 1971

ÖDÜLLERİ:

 

  • 1958 Sait Faik Hikaye Armağanı Kardeş Payı ile
  • 1967 Ankara Sanatseverler Derneği Yılın En İyi Öykücüsü ödülü
  • 1969 Sait Faik Hikaye Armağanı Önce Ekmek ile
  • 1969 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü Önce Ekmek ile

 

 

Eskici ve Oğulları: Yazar, Eskici ve Oğulları’nda topal eskici ile iki oğlunun özlemlerini, düşlerini bu özlemlerle düşleri gerçekleştirmek için verdikleri savaşı ve sonunda ellerinde avuçlarında kalanı da yitirerek çöküşlerini anlatır.

 

 

Bereketli Topraklar Üzerinde: Orta Anadolu’nun seksen evlik köylerinden biri olan Ç. köyünün bir kısım erkeği o yılda, çalışmak üzere, çeşitli iş bölgelerine dağıldılar. İçlerinden üçü de Çukurova’ya inmeye karar verdi: İflahsızın Yusuf, Köse Hasan ve Pehlivan Ali. Yusuf daha önce Sivas’a gitmiş, cer atölyesinde iki ay hamallık etmiş, şehir görmüştür; öbür ikisi ilk defa gelmişlerdir şehre. Köyde kapı komşu üç arkadaş Adana ‘da bir çırçır fabrikasına girerler; işleri ağırdır; dayanamayan Köse Hasan ölür, ikisi fabrikadan çıkarılır ve yapı işçisi olurlar. Pehlivan Ali, gönlünü ve birikmiş parasını bir şoförün metresine kaptırır. Sonradan girdiği bir ağa çiftliğinde çalışırken de bitkinlikten kendini patoza kaptırarak parçalanır, göçer. İflahsızın Yusuf, sebatla direndiği yapı işçiliğinden duvarcı ustalığına yükselmiştir. İki arkadaşını kaybetmekten acılı ve elinde öteden beri tek hayali bir gaz ocağı ile köyüne döner.

Yorumlar
Bu yazıya yorum yapan ilk kişi sen ol.

140 Yorum

1225 Sözler

25 Üye

278 Ziyaretçi