Simyacı Alıntıları

Moderator Kısa Sözler 04.May.2020 38 görüntülenme 0 yorum

"Peki dünyanın en büyük yalanı ne?" diye sordu delikanlı, şaşkınlık içinde.
"Ne mi? Hayatımızın belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur."

 

"Kendi yüreğini dinle. Yüreğin her şeyi bilir, çünkü Evrenin Ruhu'ndan gelmektedir ve bir
gün oraya geri dönecektir."

 

Her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkca da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.

tumblr p6faxx9jRi1udovbyo1 400

Bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya bir gün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer.

 

"Üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da daha kötü olacaktır. Aşkın gücü işte burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz."

 

"Bir şeye karar vermek, başlangıçtan başka bir şey değildir. İnsan bir şeye karar verdiği zaman, karar verdiği sırada hiç öngörmediği, düşünde bile aklına gelmeyen bir yöne doğru, şiddetli bir akıntıya kapılıp gidiyordu."

tumblr mr61xynjEF1rfveuuo1 400

İnsanlar bir yığın acayip şey söylüyorlar. Bazen, koyunlarla yaşamak çok daha iyi, konuşmaz koyunlar, yiyecek ve su aramaktan başka birşey yapmazlar. Ya da kitaplar, dinlemek isterseniz size ilginç öyküler anlatır kitaplar. Ama insanlarla konuşurken durum başka, öylesine tuhaf şeyler söylerler ki, konuşmayı nasıl sürdüreceğinizi bilemezsiniz.

 

"Biz kozmik bir yolculuktaki gezginleriz, yıldız tozuyuz, girdaplarda dönüyoruz ve dans ediyoruz ve sonsuz anaforlarız. Hayat ebedidir. Biz birbirimiz ile karşılaşmak, tanışmak, sevmek ve paylaşmak için bir anlığına durduk. Bu değerli bir an. Bu sonsuzluk içinde küçük bir parantez."

 

 

Demirin bakıra benzer olması ,bakırın altına benzemesi gerekli değil.Her şey bu biricik şeyin içinde kendi gerçek görevini yerine getirmektedir ve her şeyi yazan El beşinci gün durmuş olsaydı her şey bir Barış Uyumu olarak kalacaktı.
-Ama altıncı gün vardı .
-Altıncı gün olmasaydı insan yaratılamayacaktı;bakır hep bakır olarak ve kurşun hep kurşun olarak kalacaktı .
(Barış Uyumu:Tevrat’a göre Tanrı insanı altıncı gün yarattı: Ve Allah dedi: “Suretimizde ,benzeyişimize göre insan yapalım;ve denizin balıklarına ve göklerin kuşlarına ve sığırlara ve bütün yeryüzüne ve yerde sürünen her şeye hâkim olsun.&rdquowink smiley

Yorumlar
Bu yazıya yorum yapan ilk kişi sen ol.

135 Yorum

1219 Sözler

24 Üye

717 Ziyaretçi